Gurme, akşam haberleri, çizgi film

Vietnam'dan yayın yapan gurme Amerika'nın  üç milyon insanı öldürdüğünü söyledikten sonra neyse biz işimize bakalım  dedi.
Akşam haberlerinde  son dakika diyerek Amerika'nın Suriye'ye füze saldırısı yaptığı duyuruldu.



Çizgi film izledik, Ateş Böceği Mezarı adıyla, Amerika'nın Japonya'ya yaptığı hava saldırıları etrafında dönen iki yetim çocuğun hikayesi  idi.
Bütün Amerikalıları   toplasan bir Takahata İsao etmeyecek.
Yaşamaya devam etmek zorundayız.

EDİZ HUN İLE YAPILAN TELEVİZYON PUROGRAMINDAN BANA KALANLAR

Ediz Hun'u yıllar sonra, güzel yüzü, güzel konuşması ve güzel ahlâkı ile  örnek bir sanatçı olarak  televizyonda izlemek şansım oldu.
Sinema dolayısıyla ara verdiği üniversite öğrenimini gecikmeli de olsa tamamlamış.
Çok güzel konulara değindi.
Ünlü olmanın zor yanlarını anlatırken, bazen öyle olur ki yaptığınız konuşma 1 saat sürer ama konuşma sonrası fotoğraf çektirmek 3 saat alır. Hayır demek olmaz, diyor.
Ve onun da tırafikle ilgili üzüntülerinin olduğuna şahit  olmak,  biraz olsun kendi başımıza gelenleri sıradanlaştırıyor.
İyi ki Ediz Hun var.

SAHTE NEZAKET

Bir hanım konuşmacı, kongrede sözlerine şöyle başladı: "ben sizin gibi yetgin insanlara  nasıl anamnez alınır anlatacak değilim."
Ve bize 40 dakika nasıl anamnez alınırı anlattı.
İşte bu sahte nezakettir.

KISMET KELİMESİNİN ANLAMINI GÜZEL KILAN

Dört kişiyiz.
Dört farklı yaştan ve dört ayrı yerden.
Dördümüzün de birbirimize dair bilmedikleri bildiklerinden daha çok.
Her nasılsa bu akşam bir aradayız.
Bir süre birlikte vakit geçireceğiz.
Hepimiz kendimizi iyiye yakın kötüye uzak hissediyoruz.
Hepimiz kendimizi epeyce bilgili sayıyoruz.
Konuşuyoruz çünkü.
Kelimeler çıkıyor ağzımızdan, öğüt veren, eleştiren ve yorumlayan.
Nihayet bunlardan oluşan son cümle şöyle oluyor:
"siyaset, bir miktar düşüklük istiyor, çok donanımlı olmak, çok yetişmiş olmak istemiyor".
Sözlerin sahibi ve onu dinleyenler belli ki siyasette bir yerin sahibi olamamış insanlar.
Söylemesi de dinlemesi de kolay oluyor böylece kelimelerin.
Yaralanacak olan da yaralamak ihtimali olan da yok aramızda.
Dört kişiyiz.
Dört farklı yaştan ve dört ayrı yerden.
Dördümüzün de hayata dair bilmedikleri bildiklerinden daha çok.
Her nasılsa bu akşam bir aradayız.
Henüz kısmet deyip bağlamayı öğrenememişiz.
Oturduğu mahalle ile övünüyor birimiz.
Dört kişiyiz.


SAİGOU TAKAMORİ VE MEHMET AKİF ERSOY BİR DE EZRA POUND

Kendi kendime şunu mırıldanmaya başladığım günlere geldiğimde 54 yaşıma ermiştim:"madem bu Amerikalılar ve yandaşları medeni iseler gelip bize güzel şeyleri öğretseler ya silah satıp savaşlar çıkartacaklarına".

Biraz zaman geçti ve 200 sene kadar önce Japonya'da Saigou Takamori'nin benzer şeyler söylediğini okudum.

Mehmet Akif Ersoy'un "medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar"ına benzer şekilde Ezra Pound da "sayısız insanların en iyileri öldü. Dişleri çürük bir fahişe, ezik bir medeniyet uğruna" demişti.

Allah'tan yardım bekleriz.


HASTANEMİZ GİRİŞİNDEKİ GÜVENLİK KAPISI VE ÜLKEMİZE BENZERLİKLERİ

Hastanemizin  3 tane giriş kapısı var.
Acil giriş kapısı.
Orta giriş kapısı.
Polikılinik giriş kapısı.

Bunların her birinin hemen 3 adım ötesinde güvenlik kapısı var. Arasından geçerseniz "biip" diye ötüyor. Bu ötüşlere kimseler aldırış etmiyor.
Herkes geçmiyor güvenlik kapısından.
Ben inatla geçiyorum.
Kime inat?
Ordan geçmeyi radyasyon alırım endişesiyle  pas geçenlere inat.
Peki bu güvenlik kapıları niye koyuldu?
Ya peki bugüne kadar hastanelerde yaşanan adi suçların oranı toplum ortalamasının üzerinde mi altında mı?
Bu kapılardan herkesi geçirmek mümkün mü?
Bu kapılardan herkesin her zaman geçmesi mümkün mü?
Şimdi bir kıyaslama yapalım.
Bu kapılar ülkemizdeki kanunlara ve kurallara benziyor.
Herkese uygulanmıyor.
Herkes uymuyor.
Herkes uysun diye koyulmuyor.
Herkes bütün bunları biliyor.
O yüzden dedi bana bir yakın arkadaşım:"bunları niye yazıyorsun? Yazma. Herkes biliyor bunları. Onlar böyle yaşamaktan yana memnunlar ".





NHK TELEVİZYONU VE KOBANİDE TÜFEKLİ KIZ ÇOCUĞU

Kobanide  yaşadığı anlaşılan
Kız çocuğunun
Gökyüzüne doğru otomatik  bir silahla ateş etmesini takiben
Uçan kuşları sunuyor bize NHK
suşi tarifinden fırsat bulduğu bir ara
Meğer Japonlar
Yirmi yıldır Japonca çalışan beni değil de
Kobanide havaya
Otomatik  silahla ateş  açan
Kız çocuğunu seveceklermiş
Meğer Japonlar
Tokyo'da metroda uyurken
Kobaniyi delik deşik eden benmişim.

Gurme, akşam haberleri, çizgi film

Vietnam'dan yayın yapan gurme Amerika'nın  üç milyon insanı öldürdüğünü söyledikten sonra neyse biz işimize bakalım  dedi. Akşam ha...