9 Ekim 2014 Perşembe

HAYKO BAĞDAT , YUSUFELİ'NİN ÖĞRETMENLERİ ve İSMET ÖZEL'İN KALIN TÜRK'Ü

Hayko Bağdat isimli yazarın SALYANGOZ adlı kitabını okudum.
Babasının Rum, annesinin Ermeni ve eşinin  de Müslüman olduğunu söylüyor. 

Çok güzel bir Türkçe ve hemen neredeyse sıfır hata ile kitap yazılmış. Hemen neredeyse sıfır dedim,  çünkü sayfa 99'da "bu bilgiye haizim" diye bir cümle var. Türkçe'de bir şeye sahip olmak adına haiz olmak fiili kullanılınca önündeki ismin i eki alması gerekiyor. Bilgiyi haiz, tecrübeyi haiz, parayı haiz vs. İnterneti haiz bir ev. Ama inernete haiz bir ev yanlış oluyor. 
Hiç bir davanın şehitliğine inanmadığını söylüyor. Belli ki Kuranı Kerimi de iyi okumuş. Askerlik yapmış ama birlikte çalıştığı komutanlarından aşağılayıcı sözler işitmiş sırf Ermeni  veya Rum olduğu  için. 
Hele bir "Cenazeleri usulüne göre kaldırmak" başlıklı  bir yazısı var ki orada anlattıklarını çok az Müslüman evladı gözlemlemiş olabilir. Dahası bu gözlemlerini anlatırken kendini Müslüman ve Türk hissederek yazmış olacağını hissedersiniz: "Ses tonumuz yükselir." diyor, haklarınızı helal ettiniz mi sorusuna cevap olarak,   helal olsun derken. 
Kürt  olmak, Türk olmak, Ermeni olmak meselelerini yeniden değerlendirdiği "Hepimiz Ermeniyiz diyenler aslında ne söyledi" yazısında, "Bu kadar mı kalın olmak lazım?" diye sorduğu yerde aklıma İsmet Özel'in Kalın Türk kitabı geldi. 
Konuşma dili ile soruyor Patrik'e :"Kim kardeşim bu Türkiye karşıtı düşmanlar?". Burada biraz anlatım kusuru olmuş. Düşman zaten karşıda olan bir varlıktır. Onu ayrıca karşıtlıkla sıfatlandırmak doğru olmaz. Yani yanımızda olan, yanımızda duran  düşmanımız olmaz zaten. Ama Japon atasözünde olduğu gibi "dostlar arasında düşman, düşmanlar arasında dost olabilir"
Hayko Bağdat'ın Türkçesini övdüm ya, övülmeye değer bir cümlesi ile bitireyim: "Mutafyan'ın Hrant Abi'nin cenazesinde ağlayarak yaptığı konuşma, baş gösteren hastalığının izin verdiği son aklı başında hitabı oldu."

Bu yazıdaki Yusufelili öğretmenlerle ilişki şuradan kaynaklanıyor: bizler öyle güzel öğretmenlerin talebeleriydik ki hem İsmet Özel'in Kalın Türk'ünü hem de Hayko Bağdat'ın Salyangoz'unu okuyabilecek bir kalp ile büyüdük. 
Bir de merak eden olursa diye ilave edeyim. İsmet Özel,  Kalın Türk  kitabını şu sözlerle bitirir: "Bu topraklarda iman edenlere ve Türklere düşmanlıkta bulunarak gösteriş yapmak 400 yıldır en kolay şeydir. Ne imanla, ne  Türklükle gösteriş yapılabilir. Çünkü hem iman,  hem Türklük vecibeler demektir. İnsanın hem imanı, hem Türklüğü gevreyebilir; inceldiği yerden kopar. Onun için her ikisini de kalın tutmak iyidir."