Mahallede çok sayıda kadın, eşini vefatları dolayısı ile kaybedip, yalnız kalınca, dullar mahallesi ismini takmış yaşadığı Hasanoğlan mahallesine. Dullar mahallesi, İnsburg'a, Tokyo'ya ve İstanbul'a çok uzak. Cennete ise onlardan yakın olduğunu düşünüyorum. Bir kere orda Yaşar abla var.
Cennet. Bilmediğimiz bir yer. Yine de isteyebildiğimiz bir şey. Bilmeyip de istediğimiz çok şey var.
Borsada para kazanan ve bunu bir başarı sayan insanlarla aynı marketlerden benzer ürünleri alarak hayatımızı sürdürüyoruz. Oysa birisi kaybedince birisi kazanıyor.
Futbolda hergün binlerce gol atılıyor, bu gollerin çoğu birbirine çok benziyor ama yine de atanlar çok sevinebiliyor.
Yapımında, tasarlanmasında, binlerce parçasından hiçbirinin oluşumunda katkımız olmayan arabalara binerken, gazına basıp bir başkasını geçerken, hava atıyoruz. İnsan bir vidasında bile emeği bulunmadığı bir eşyaya sahip olduğunda nasıl bir gururun sahibi olabilir.
Kedi yavruları çok güzel. Bütün arabalardan güzel. Kar yağınca ısınmak için birbirlerine sokuluyorlar.
Bazı insanları unuttuk, bazılarını unutmak üzereyiz ve geride kalanları da unutacağız. Bizi unutacaklar. Dünyada ne çok insan varmış meğer. İnternet ve videolar sayesinde öğrendik. Hayatımızın içinde ünlü bir insan olarak gördüklerimiz, tüm dünyanın ünlüleri arasında sıradan insanlara dönüşüyor. Herhangi bir acayipliği yüzünden değil, anlamlı bir gayretiyle bile ünlü olmuş olsa da.
Yanımızdan geçen ve bizi görmezlikten gelen. Veya bizim kendisini beğenmediğimiz insanlarla aynı havayı ortaklaşa soluyoruz. Farkında bile değiliz onun dışarı attığı bazı hava taneciklerini şimdi bizim soluduğumuzun.
Müjdat Gezen, hayatlarımızda iz bırakmış büyük bir sanatçı. Kalkıyor ve ülkemizin kötü bir halde oluşuna üzülüp bu konuda duygu ve düşüncelerini dile getiriyor. Dünyada yaşanan o kadar kötü şey var. Buna rağmen acayip kötü hastalıklarla bir ömür geçiren insanlar da var aramızda. Zenginlerin eğlenceli hayatları dışında, hiç tanımadığımız kentlerin keyfi yerinde insanları var. Bin sene önce de Attar demiş, dünya nedir, Firavun'dan arta kalan bir şey diye. Yeni olan nedir ki yeni kötü ne olabilsin. Sanatçılar aslında çok şanslı insanlar. Orda öylece gülümseyerek durmaları yeterli. Onların sitemleri, kırgınlıkları, ne kadar güçlü oldukları bizim için önemsiz konular. Hatta onların hayat hakkındaki düşünceleri bile bize bir şey vermez. Bunu bir gün onlara anlatmak isterdim. Benim böyle bir şansım olmayacak ama olsaydı kısa bir an için güzel olurdu.
Belki sanatçılar bir çok eve giriyorlar ama her evin de bir sanatçısı var. Onlar da ilgi görmek istiyor. Herkes ilgi görsün ister. Sitem etmek lüksü olmamış insanlar da yaşadı mahalle ve köylerimizde. Hepimizin artık yaşamayan bir tanıdığı var ama dünyadan kendimizin de gidici olduğunu ortaya pek koyamıyoruz. Küçük olsun büyük olsun hesaplarımız var. İnsanın birçok özelliği arasında cehaleti en az farkediliyor.


