29 Temmuz 2026 Çarşamba

RÖVEŞATA

 Eğer  internette toplu olarak sunulan futbol videolarına bakarsanız bazen çok başarılı röveşata denemeleri yanında komik videolar arasında yer alan saçma röveşata denemelerine de rastgelebilirsiniz. Bugüne kadar bakmadıysanız bir bakın. 

Röveşata denilen topa vuruş şeklinde bacaklar makas hareketi yapar ve futbolcu havadadır, sırtı yere dönük,  yüzü gökyüzüne doğrudur. Röveşata vuruşunda topu geriye göndermek gerekli ve mümkün olduğu için vuruşu yapacak oyuncu gol atmak istediği kaleye sırtı dönük bir vaziyettedir. Tabii ki röveşata her zaman gol atmak amacıile kullanılmaz bazen pas atmak için de, bir golü önlemek için de kullanılabilir. 

Çöp toplayıcıları arasında bir torbaya röveşata atan olduğu gibi, sokaktaki bir balona röveşata atan da vardır. Betona düşmeyi, ıslak bir alana düşmeyi göze alır sıradan röveşata atıcıları. 

Peki insan neden bu kadar iştahla röveşata atmak ister. Çünkü röveşata atmak futbol oynamanın aşkla yapıldığı bir yerde vardır. İnsan bir aşkla yaşamak ister. 

Herkes bir gün röveşata atmak ister. Babaannelerimiz bile. Tek koşulu vardır: bir kez olsun başarı ile tamamlanmış bir röveşata görmüş olman gerekir. 



12 Mart 2026 Perşembe

HALİMİZ

Çok acınacak bir haldeyiz.

Niçin buraya geldik bilmiyoruz. 

Nereye gideceğiz bilmiyoruz. 

Daireler alacağız. Arabalar alacağız. 

Kızacağız. Dişimizi göstereceğiz. 

Seveceğiz.

Kandıracağız.

Ve gideceğiz.

Her şeyi burda bırakarak gideceğiz. 



3 Mart 2026 Salı

ÖLDÜKTEN SONRA YİNE ARABA KULLANACAK MIYIZ

 Eğer kullanacaksak yol bizi nereye götürecek?

Hiç kimse ile gerilmeden sadece bizim seyir ettiğimiz bir yol olacak ve daima gidecek miyiz?

Bizi bekleyen birisi olmadan hep gidecek miyiz?

Akşam olacak mı yine? 


18 Kasım 2025 Salı

KAVGA

 İnsanın tabiatında da kavga olabilir ama tabiatta kavga var. 


20 Ekim 2025 Pazartesi

NEŞE CESARET ÇALIŞMAK

 Neşe içimizden geliyor.

Cesaretimizin neye karşı olmasını isteriz? 

Çalışmak kötü değilse de kötülere karşı yetmiyor.

25 Mart 2025 Salı

ERKEKLERİN KULAĞINDA KIL ÇIKMASI

 Büyük

çok büyük bir yalnızlık  ve  hiçin ortasında

kavgalar

beğenmemeler

sataşmalar

yaşlanmak

burnumuzun büyümesi

kulağımızda kıl çıkması

alışverişler 

ve bazen müzik.

Çocukken Barış Manço dinlemek, 55 yaşında Nakajima Miyuki dinlemek beni kim yaptı?

Bilemiyorum.

Sadece,  aralarda Ferideddin Attar'ın da var olması bana bir serinlik veriyor.

Bir de içinde var olduğum odalara Hızır gibi yetişenler olur. 



16 Ocak 2025 Perşembe

DÜŞÜYOR VE ÇÜRÜYORSUN

 YOKSUN

TOHUMSUN

ÇİÇEK AÇIYORSUN

HAMSIN

KORUKSUN

OLUYORSUN

DÜŞÜYOR VE 

ÇÜRÜYORSUN

3 Aralık 2024 Salı

HAVAALANALARINDAKİ İNSANLIK DIŞI MUAMELE İÇİN YÜRÜYÜŞ VE EYLEM YAPMAYAN İNSANLARLA NE YAPACAĞIZ

 Dünyada her şey çok değişti. O kadar değişti ki asansörde bir çocuğun başını okşamak istesen diyorlar ki aman aman, sakın, çocuklara kötü muamele olarak yorumlanabilir dikkat et. Ama kimse demiyor havaalanında gördüğümüz insanlık dışı muameleleri bize layık görenlere aman aman dikkat et kalbi kırılır, şikayetçi olur. Çünkü havaalanlarında kalbimizi yok sayarak yaşıyoruz. 

Havaalanındaki güvenlik görevlileri ve polisler size her şey sorabilirler. Size her şey yapabilirler. Sizin bacaklarınızın arasını bile elleyebilir. İki bin yirmi dört yılında radyolojik araçların bu kadar ayrıntılı görüntüleme yapabildiği çağda elleniyoruz ve kemerlerimizi herkesin gözü önünde çıkarıyoruz. Yani bizi hizaya geçiriyorlar.

Sırf bu insanlık dışı muamele yüzünden hiç bir yere gidesim yok. 

Kuyrukta pasaportu için sıra bekleyen insanı bekleten memurun önünde cep telefonu var ve orada mesajlaşıyor. Sana aptalca sorular soruyor. Senin hiç bir sosyal kimliğin yokmuş gibi  davranılıyor. Diyelim ülkende savcısın, hakimsin, doktorsun; sana soruyor "nerede yatacaksın?".  Bunları aşmak için de vip uydurmuşlar. Yandan kaçamak işler üretilebilen yollar da var. 

Tüm dünya insanları 3 gün,  sadece 3 gün uçaklara binmesin yani ne olur. Biz bu muameleyi hak etmiyoruz desinler. 

Hayatımızdan 3 saat çalmaya kimsenin hakkı yok. 

Dünyanın en güzel yerleri oralarda doğan insanların olsun. Ben kimsenin güzel  ülkesini de gökyüzünde uçarak görmek istemiyorum. Görmek isteyen kara yolu ile gitsin. 

 

20 Eylül 2024 Cuma

KÜTÜPHANE VE BİSİKLET

 Peter Golkin demiş ki: "benim  çok sevdiğim iki şeyden biri kütüphane, birisi de bisiklettir. Ve en iyisi de kütüpaneye bisiklet ile gitmektir. "


Ne güzel bir söz olmuş. Şiir gibi. Şarkı gibi. 


İSMET ÖZEL'İ NASIL TANIMALI

 İsmet Özel hakkında çok şey söylenip yazılmış  olsa da onların hepsini okusanız  bile bir özet karara varmak kolay değil. 

Ben kendimce şu sonuca vardım: kapitalizmden nefret eden şair. 

5 Ocak 2024 Cuma

SOSYAL MEDİYA DENİLEN ŞEY

Sosyal mediya denen şey,

yalan dünyasının  yalan dünyası.

ve kadın "blog yaz o zaman" deyince 

gülüyorlar onu dinleyenler, kahkahalarla

o da zaten gülmelerini bekliyor

25 Mayıs 2023 Perşembe

GÖNÜL ANDELİBİ GÜYA

Bursa  şehrinin merkez ilçelerinden birinin adı Yıldırım’dır. Yıldırım sınırlarında kalan,   dar sokakları bol,  dağa doğru bir mahalle  var, adı Yeşilyayla. Yeşilyayla gerçekten de  çok sayıda bahçeli eve,  ev sahipliği yaptığı için hala daha yeşil, adı gibi.  Ortadan bölünmüş, gidiş ve gelişi olan çift şeritli bir ana caddesi varsa da tek şerit daima otopark olarak kullanıldığı için,  bir gidiş bir geliş ile yoğun bir tırafiğe sahip bir caddedir Yeşilyayla’nın ana caddesi. Yol boyunca sağlı sollu dükkanlar ve alış veriş merkezleri vardır. Kalabalıktır. Canlıdır. Mesken semtine doğru yaklaştıkça sağ kol üzerinde hatırı sayılır büyüklükte bir bina var Yusufeli’liler Kültür Ve Dayanışma Derneği’ne ait. Tabelası çok dikkat çekici olmadığından yoldan geçen sıradan insanlar   fark etmezler onu. Adres  olarak sorsanız bilmeyen çıkabilir.

Otuz yıl kadar önce kurulan bu dernek, bütün gurbetçi ve göç hayatının tadına bakmış insanların memleketlerinin dernekleri gibi,  temel bazı faaliyetleri amaçlayarak kurulmuş olsa da  birkaç yıldır Türk Sanat Müziği   korosu kurarak değişik bir  etkinliğe de kapılarını açmış.

Türk Sanat Müziği babalarımızın müziği olarak,  bizlerin hayatına babalarımız dünyamızdan çıkınca girdi. Alışveriş merkezlerinden ziyade lüks kebap lokantalarının fon müziği olarak kullanılan Türk Sanat Müziği  eserleri ve onların içinde geçen kelimelerle  tanışmaya ne de çok ihtiyacımız  varmış meğer.

Gönül andelibi güya, ifadesi bunlardan biri. Zeki Müren’den dinlemenizi öneririm önce. Sonra diğer sanatçılarımızdan da dinlemek güzel olur. Sözler şöyle:

 Ah  Yine neş’e-i muhabbet dîl-ü cânım etti şeydâ

Ah  Yine bezm-i ayş û vuslat edip ehl-i aşkı ihyâ

Ah  O güzel başın için, o hilâl kaşın için gel

Ten ni ten ni ten nen ni te ne nen

Ten ni ten ni ten nen ni te ne nen

Ten ni ten ni ten nen ni te ne nen

Gel, gel dilde nihanım gel gel kaşı kemânım

Ah Aman ey gül-i nihâlim beni eyle vasla şâyân

Aman ey gül-i nihâlim beni eyle vasla şâyân

Ah Sana cân û dîl fedâdır gönül andelib-i gûyâ

San can-ü dîl fedâdır

Ah  Gönül andelib-i gûyâ

Eser  Hammâmîzâde İsmail Dede Efendi’ye ait.  Hicaz makamında. Usül olarak da Yürük Semai Usülünde diye  tarif ediliyor.

Bu dünyaya gelip, bu şarkının sözlerini öğrenmeden ve telaffuz etmeden gitmek doğru olmayacakmış. Çok iyi hissettim kendimi. Huzurlu ve neşeli. Üstelik biz bu şarkıyı koro olarak Bursa’nın büyük bir sanat merkezinde icra ettik. Hocamız Özcan Özbey’e ne kadar teşekkür etmeğe çalışsak,  edemeyiz emekleri için, bu şarkıları seçtiği için.

Müzik insan hayatının kıymetli etkinliklerinden biri. İyi bir müzik her dilde anlaşılabiliyor ve her kalbe değebiliyor. Bazı insanlar bazı şarkıları farklı ve güzel yorumlayabilirler. Bazı şarkılar ve türküler kim tarafından söylenirse söylensin kulağımıza hoş gelebilir de bazıları da ancak bazı sanatçıların icrasında güzel olur.

Unutmamamız gereken farklı şeyler de var. Mesela insan ne kadar güzel bir sese sahip olursa olsun, ses tellerini kendi yapmış kendi kurgulamış değildir. Gırtlağını, akciğerlerini kendi biçimlemiş değildir. Yine de her türlü ses belli ki eğitilebilir, yeni bir şekle,  bir olgunluğa sokulabilir. Bu da hatırı sayılır bir zaman alacaktır.

Koromuz dolayısı ile,  daha çok çalışsaydık her şey daha güzel olabilirdi diye düşünüyorum mesela. Yine de bütün arkadaşlarımız güzel çalıştılar ve iyi bir konser oldu. Bizlere eşlik eden müzisyenlerin katkısı da çok değerli. Onlar olmasa bizim yalın seslerimizi kendimiz bile sevmeyebilirdik. Burada o enstrümanları yapanları hatırlamak biraz zor olsa da hatırlamadan geçersek  ayıp olur. Kendimize bunu yakıştıramayız.

Muhabbet kelimesi rahmetli  babamın bana hediye ettiği Ferit Devellioğlu’nun Osmanlıca Sözlüğünde mahabbet olarak yazılı ve muhabbet kelimesinin karşısında “aslı mahabettir” diye yazıyor. Zeki Müren de mahabbet diye okuyor zaten. 

Andelib, kelimesinin anlamı da bülbül.

Bir de ayş kelimesi var. Hayat ile var olmak ile ilgili.

Kelimelerin karşılıklarını doğru olarak bilmeden ve telaffuz etmeden de günlük hayatımız renkli geçebilir.  Hafriyat kelimesini harfiyat diye telaffuz eden birini düzeltmeye kalksak alacağımız en saygı dolu ifade  “öyle de olur böyle de olur ne fark eder” olacaktır. O nedenle ben bunların düzeltilmesi ile ilgili  olmanın çok yararlı olduğunu düşünmüyorum. Fakat öğrenmeye meraklı bir insan isek buna değer veriyor isek, kullandığımız kelimeleri bilerek ve tanıyarak kullansak daha iyi olur diye düşünüyorum.