Ana içeriğe atla

Dedemin Sevdiği Şeyler Listesi

Evde ocakta çay suyunun kaynamakta olması
Somun ekmeğinin köşesi
Tereyağı
Patlıcan
Kalem
Kâğıt
Müzik
Ferideddin Attar yazıları
Yeni çorap
Yeni iç çamaşır
Künefe
Banyo yapmak
Tıraş olmak
Japonca
Gürcüce
İngilizce
Ameliyat yapmak
Yaşlılar ve çocuklar
Çibimarukoçan
Hastalara iyi yardımcı olmak
Öğrenmek
Diş fırçalamak




Bu blogdaki popüler yayınlar

KAVGA

 İnsanın tabiatında da kavga olabilir ama tabiatta kavga var. 

ÖLDÜKTEN SONRA YİNE ARABA KULLANACAK MIYIZ

  Eğer kullanacaksak yol bizi nereye götürecek? Hiç kimse ile gerilmeden sadece bizim seyir ettiğimiz bir yol olacak ve daima gidecek miyiz? Bizi bekleyen birisi olmadan hep gidecek miyiz? Akşam olacak mı yine? 

Kapıda Ayakkabı Bırakmak

Bir evin kapısında ayakkabı bırakmanın iki boyutu vardır: 1. biyolojik boyutu, 2. Ahlaki-davranışsal boyutu. Ev dediğimizde de bu bir müstakil ev olabileceği gibi apartman dairesi de olabilir.  Biyolojik boyut, ayakkabının altındaki toz ve kirleri evin içine taşımakla ilgilidir. Bu tamamı ile yaşadığınız mahalle ve şehir ile ilgili olup, kirli sokaklarınız yoksa ayakkabılarınız da kirli olarak eve dönmeyecektir. Bir yağmur yağması ile sokağınız çamur oluyor da olabilir.  Diğer yandan kendi başımıza yaşarken kapıda ayakkabı bırakmamak kolay olabilir ama kalabalık bir misafirimiz olsa herkesin ayakkabısını içeri alacak yerimiz de bulunmayabilir.  Apartman hayatı, şehir hayatı empati yapmadan  güzel olamaz. Birbirine komşu iki dairede oturan insanlar kapıda ayakkabı bırakırken, kendilerine şu soruyu sormalılar: komşum da benim bıraktığım gibi ayakkabılarını bıraksa ben ne düşünürüm?