Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

HAVAALANALARINDAKİ İNSANLIK DIŞI MUAMELE İÇİN YÜRÜYÜŞ VE EYLEM YAPMAYAN İNSANLARLA NE YAPACAĞIZ

 Dünyada her şey çok değişti. O kadar değişti ki asansörde bir çocuğun başını okşamak istesen diyorlar ki aman aman, sakın, çocuklara kötü muamele olarak yorumlanabilir dikkat et. Ama kimse demiyor havaalanında gördüğümüz insanlık dışı muameleleri bize layık görenlere aman aman dikkat et kalbi kırılır, şikayetçi olur. Çünkü havaalanlarında kalbimizi yok sayarak yaşıyoruz.  Havaalanındaki güvenlik görevlileri ve polisler size her şey sorabilirler. Size her şey yapabilirler. Sizin bacaklarınızın arasını bile elleyebilir. İki bin yirmi dört yılında radyolojik araçların bu kadar ayrıntılı görüntüleme yapabildiği çağda elleniyoruz ve kemerlerimizi herkesin gözü önünde çıkarıyoruz. Yani bizi hizaya geçiriyorlar. Sırf bu insanlık dışı muamele yüzünden hiç bir yere gidesim yok.  Kuyrukta pasaportu için sıra bekleyen insanı bekleten memurun önünde cep telefonu var ve orada mesajlaşıyor. Sana aptalca sorular soruyor. Senin hiç bir sosyal kimliğin yokmuş gibi  davranılıyor. Diy...

ÖNÜMDE YÜRÜYEN BEYAZ SAÇLI ADAM

Cumartesi sabah,  hastanedeyim. Dün ameliyat ettiğim hastaları görmeye geldim.  Önümde ve epeyce ileride beyaz saçlı ve biraz beli bükük,  biraz omuzu düşük o adamı gördüm.  Bir vakitler burada namlı, itibarlı ve iktidarlı bir doktormuş. Şimdi  belli ki biraz zaman geçmiş.  Adeta benim için önümde yürüyor gibiydi. Bana,  az zaman sonra sen benim yerimde olacaksın, der gibiydi.  Sonra, Ugandalı arkadaşımı ve kayınvalidesini kızı ile beraber köylerimizden birine götürdüm. Çok beğendiler. Gürcüce, Japonca ve  Afrika dillerinde şarkılar dinledik  yolda. Çilek ve hurma satın aldık köylülerden.  Köyümüz kadar köy yollarımızı da beğendiler. Bizde köy yolları böyle olmaz dediler.  Künefeciye giderken ben onlara İdi Amin'den söz ettim. Meğer Uganda'nın resmi dili İngilizce imiş.  

KÜTÜPHANE VE BİSİKLET

 Peter Golkin demiş ki: "benim  çok sevdiğim iki şeyden biri kütüphane, birisi de bisiklettir. Ve en iyisi de kütüpaneye bisiklet ile gitmektir. " Ne güzel bir söz olmuş. Şiir gibi. Şarkı gibi. 

İSMET ÖZEL'İ NASIL TANIMALI

 İsmet Özel hakkında çok şey söylenip yazılmış  olsa da onların hepsini okusanız  bile bir özet karara varmak kolay değil.  Ben kendimce şu sonuca vardım: kapitalizmden nefret eden şair.  

CEM KARACA'YI ANLATAN FİLM

 Epey aradan sonra sinemaya gittim.  Salon dolu değildi. Cem Karaca'yı tanıyan ve onun şarkılarını dinleyen insan sayısındaki  azalmayı tahmin etmek mümkün. Yine de  izleyiciler güzel insanlardı. Sessiz sakin izledik. Biraz ağladık. Bizim de gözyaşlarımız vardı filmin ismine taşınan Cem Karaca'nın Gözyaşları gibi.  Sabah hatırladım, ben Cem Karaca'yı çok eskiden rüyasında görmüş biriydim.  Filmin en başarılı taraflarından biri şarkılara boğulmamış olması. Bir müzisyenin hayatı anlatılıyor ve çok sayıda şarkısının filmi süslemesi beklenebilirdi. Ama öyle yapılmamış ve bu kanımca çok yerinde olmuş.  Cem Karaca'yı oynayan sanatçı, Cem Karacaya çok benzemese de hal, hareket ve duruşunu çok özümsemiş ve güzel oynuyor. Şarkıları Cem karaca mı okuyor, film sanatçısı mı okuyor, ancak Cem Karaca'yı  iyi dinleyenler ayırt edebilir.  Toto Karaca yani Cem Karaca'nın annesini oynayan sanatçımız da çok başarılı. Babasını oynayan sanatçımız da çok başarılı....

SOSYAL MEDİYA DENİLEN ŞEY

Sosyal mediya denen şey, yalan dünyasının  yalan dünyası. ve kadın "blog yaz o zaman" deyince  gülüyorlar onu dinleyenler, kahkahalarla o da zaten gülmelerini bekliyor