Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Şair Olmak

/ Şair olamayacak kadar kötü Zengin olamayacak kadar iyi bir kalbim var Yine de Beklediğim şeyler tükenmedi Başka bazı hayatlara kıyasla Dert sandıklarım bile lüks Yıllar içinde En çok şunu anladığım için  Mutluyum Bilmek çok zor İmkansız değilse de

ABDÜLBAKİ GÖLPINARLI'NIN ÖNSÖZLERİ

 Abdülbaki Gölpınarlı'nın çeviri kitaplarını okurken, önsözleri okumadan geçmek olmaz. Belki tekrar tekrar okumak iyi olur. 

FERHAN ŞENSOY

 Ferhan Şensoy'la yapılan bir röportajda gazeteci, eleştirmenlerin sanatçı üzerindeki etkilerini sordu. Ferhan Şensoy'un cevabı çok güzeldi: " eleştirmenler  sanatçıyı yönlendiremez. İzleyiciyi yönlendirebilir. Sanatçı sanatını yapar. Eleştirmen onun ardından konuşur.  Ben çoktan yeni bir işe başlamışımdır. "

BİLGİYİ AŞAĞI ÇEKEN POPÜLER KÜLTÜR

Bilim Adamı yerine Bilim İnsanı demek popüler kültür demektir.  Bilim adamı diyenler  erkek cinsine atıfta bulunmuş değillerdi.  Bundan daha üzücü olan,   bilim insanı lafını ortaya sürenlerin güzel bir kalpleri asla yoktu; çünkü kazara bile bilim adamı deseniz size bu dünyayı dar etmeyi amaçlamaya başlıyorlardı; nerde kaldı bilinçli bir seçimle bilim adamı demekte devam etmeyi seçmek.   Bilim adamı ifadesinden rahatsız olmak için insan epeyce boş ve tembel olmalı. Kafa yoracak ciddi meseleleri olmamalı.  Aynı insanlar kalkıyor mesela insanoğlu sözünden bile rahatsızlık duyup sizden insan kızı demenizi falan bekliyorlar. Oysa oğul kelimesi erkeklikle ilgili değildir. Arı oğul verir mesela. Popüler kültür bilgiyi ve bilgiye verilen değeri aşağı çekebilir ve bunda bir süreliğine başarılı olabilir ama uzun vadede hayatta kalmaya devam edecek olan bilgidir.  Popüler kültür ifadesinin kendisi bile popüler.   

FATİH ERKOÇ VE MODİFİKASYON VE SANAT

 Ferdi  Tayfur'un emmoğlu diye bir şarkısı var. Eğer dinlemediyseniz onu bir de Fatih Erkoç'tan dinleyin. Video olarak izleseniz de daha güzel olabilir. Bir şarkı  tamamen aynı kalıp bu kadar değişebilirmiş meğer. Fatih Erkoç'un sanatçı olduğunun ispatı gibi.  Tıpta bazı ameliyatları, varolan bazı teknikleri azıcık modifiye etmek ve yeni bir teknik olarak sunmak pek ilgi gören bir yaklaşımdır. Burada Fatih Erkoç bu modifikasyon, yorumlama işini tam anlamı ile yapıyor.  Demek ki bir şeye bakış açımız önemli. Nerden baktığımız önemli. Nasıl baktığımız önemli.  Ayrıca Fatih Erkoç'un kendi şarkılarından da çok güzel olanlar var. Ellerim Bomboş ve Anı bunların arasında başı çekebilir.  Bir de Fatih Erkoç'un seçtiği ve yorumladığı  Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği eserleri var. Seher Yeli ve Babamın Sevdiği Şarkılar adlı albümlerde.  Onlar da çok güzel icra edilmişler.  Fotoğraflar iki farklı açıdan aynı yeri gösteriyor. Bursa Özlüce'den ...

VİETNAMI BİLMEDEN VİETNAMI SEVMEDEN VİETNAMI DÜŞÜNMEDEN OLMAZ

Vietnam. Evet Vietnam. Önce onu da Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam diye ayırmayı becermişler. Ama onlar akıllarını başlarına toplamış ve 1970'li yıllarda birleşmişler. Amerika ne sebeple oraya bombalar atmış, 2 milyondan fazla insanı ne sebeple öldürmüş cevabını bile merak etmeye gerek yok.  Ben 2020 yılında kendime satın aldığım fotoğraf makinesinin üzerinde MADE IN VIETNAM yazısını görünce gurur duydum. Bıravo dedim. O kadar da güzel yapıp paketlemişler.  Doksan milyon kişi yaşıyor bugünkü  Vietnam'da. Kuzey-Güney doğrultusunda uzanan ince uzun bir deniz kenarı ülkesi.  Değişik Vietnam atasözleri var:  *yerken yerini, eğlenirken arkadaşını seç. *çok tabak çok hastalık demektir.  Fıransız'lar tarafından da  bazı kötülüklere maruz kaldıkları için mutfaklarında Çin ve Fıransız mutfağı izleri varmış.  Muhammed Ali Clay Vietnam'da savaşa katılmayı kabul etmediği için asker olmayı red etmiş. Ne kadar kişilikli bir hareket değil mi. Vietnamlılar bana bi...

HAYATIMDA ÇOCUKLUK ARKADAŞLARIMIN YERLERİNİ KENTLİLER ALINCA YALANLAR BAŞLADI

Tuhaf şey. Bilmediğin ve duymadığın bir etkinlikte bulunman imkansıza yakın. Mesela yalan söylemekle seni birinin tanıştırması lazım. Yalan söyleyince kazançlı çıkılabildiğini görürsen yalan söylemek iştahın kabarabilir. Büyüdükçe tanışıklık kazandığım ne kadar,  güzel olarak kabul etmediğimiz davranış varsa onları büyük şehirlerin insanlarından öğrendim. Bizim küçük kasabamızda, biz küçükken onlar yoktu. Bilmezdik.