Ana içeriğe atla

BEYİN TÜMÖRÜ, TİYATRO, İFTAR, YAĞMUR

Seçimler yaklaşıyor. Eğer vakit bulup da iki televizyon kanalında tarafları izlerseniz,  toplumumuzda noksanlığı en çok olan şeyin sevgi olduğunu göreceksiniz. 

Çok sevdiğim genç bir arkadaşımın beyin tümörü olduğunu öğrendim. 

Yağmur yağdı. Boşaldığı söylenen barajlarımız su ile dolmuştur ümit ederim.

İftarların sakin ve sade olanlarını seviyorum. Kimselerden iftar daveti gelecek diye korkuyorum. 

Yıllar sonra tiyatroya gittim. Kafam boşaldı. Tavsiye ederim.

Bir hastam benim yabancı diller bildiğimi fark etmiş olarak bana dil öğrenmenin yollarını sordu. Böyle sorular almak çok nadir. Çoğu kimse  her şeyi bildiğini düşünüyor. 

Öte yandan  internetten sadece ambalaj kartonunun nasıl yapıldığının hikayesini bile dinleseniz ne kadar bilgisiz olduğumuzu anlarsınız. Ama bu kadar çok şey bilmek gerekli mi?

Fotoğraf makinelerimi seviyorum. Onları yapanlar sağ olsunlar.

Bir inşaat firmasının  reklamı şöyleydi: "dünyanın en ünlü kahvecisi kiracınız olsun". Yani benden dükkan satın al diyor. Merak ettim bu iş kazançlı bir iş ise niye kendisi kiraya vermiyor. Başkalarını aptal yerine koymamak daha insanca. Ben olsam satılık dükkan derdim. Konumunu gösterirdim. Bu daha insanca. 




Bu blogdaki popüler yayınlar

KAVGA

 İnsanın tabiatında da kavga olabilir ama tabiatta kavga var. 

ÖLDÜKTEN SONRA YİNE ARABA KULLANACAK MIYIZ

  Eğer kullanacaksak yol bizi nereye götürecek? Hiç kimse ile gerilmeden sadece bizim seyir ettiğimiz bir yol olacak ve daima gidecek miyiz? Bizi bekleyen birisi olmadan hep gidecek miyiz? Akşam olacak mı yine? 

HALİMİZ

Çok acınacak bir haldeyiz. Niçin buraya geldik bilmiyoruz.  Nereye gideceğiz bilmiyoruz.  Daireler alacağız. Arabalar alacağız.  Kızacağız. Dişimizi göstereceğiz.  Seveceğiz. Kandıracağız. Ve gideceğiz. Her şeyi burda bırakarak gideceğiz.