Ana içeriğe atla

Kayıtlar

GÖNÜL ANDELİBİ GÜYA

Bursa  şehrinin merkez ilçelerinden birinin adı Yıldırım’dır. Yıldırım sınırlarında kalan,   dar sokakları bol,  dağa doğru bir mahalle  var, adı Yeşilyayla. Yeşilyayla gerçekten de  çok sayıda bahçeli eve,  ev sahipliği yaptığı için hala daha yeşil, adı gibi.  Ortadan bölünmüş, gidiş ve gelişi olan çift şeritli bir ana caddesi varsa da tek şerit daima otopark olarak kullanıldığı için,  bir gidiş bir geliş ile yoğun bir tırafiğe sahip bir caddedir Yeşilyayla’nın ana caddesi. Yol boyunca sağlı sollu dükkanlar ve alış veriş merkezleri vardır. Kalabalıktır. Canlıdır. Mesken semtine doğru yaklaştıkça sağ kol üzerinde hatırı sayılır büyüklükte bir bina var Yusufeli’liler Kültür Ve Dayanışma Derneği’ne ait. Tabelası çok dikkat çekici olmadığından yoldan geçen sıradan insanlar   fark etmezler onu. Adres  olarak sorsanız bilmeyen çıkabilir. Otuz yıl kadar önce kurulan bu dernek, bütün gurbetçi ve göç hayatının tadına bakmış insanları...

HASTANEDE KUMBARA

Ve ben yazıyorum Kış geliyor İnsanlar bizim için kalem yapıyorlar Ama biz hastanede Birbirimizi sevemiyoruz Sen de diyorsun ki Altı kere sekiz Kırksekiz eder Altmışsekiz değil

AYNI APARTMANA GİRİP ÇIKMAKLA KOMŞU OLUNMAZ

Komşu olmak kıymeti olan bir insan ilişkisidir. Ama bizler bunun anlamını pek az düşünüyoruz. Daha ziyade komşusuna hava atan bir duruş sahibiyiz. Komşusuna ahlak dersi veren, komşusundan çok bilen. Yeni taşındığım bir evde, aynı kattaki bir beyle ayak üstü tanışırken bana "bizim ailede de çok doktor var" demişti. Yani beni bir anda sıfırladı. Sıfırlamak istedi. Bana genel müdür olduğunu söyleyen bu beye ben  de mesela bizim ailede de çok genel müdür var diyemedim.  Komşular arasında var olduğu düşünülen sorunların çoğu tanış biliş olmamaktan kaynaklanır. Birbirlerinin evine girip çıkmış insanlar birbirlerinin halinden anlayabilirler. Bir kere bile evine girmediğin komşundan bir gün akşam vakti azıcık ses gelirse hemen rahatsızlık duyuyorsan,  bu  mevcut gelişme yüzünden değil, az tanışmaktan kaynaklanır.  Ev alma komşu al, diyenler bizim atalarımız. Bir bildikleri vardı herhalde.  Şimdilerde apartman hayatında öylesine yabancı ki insanlar birbirlerine, bir...

BEYİN TÜMÖRÜ, TİYATRO, İFTAR, YAĞMUR

Seçimler yaklaşıyor. Eğer vakit bulup da iki televizyon kanalında tarafları izlerseniz,  toplumumuzda noksanlığı en çok olan şeyin sevgi olduğunu göreceksiniz.  Çok sevdiğim genç bir arkadaşımın beyin tümörü olduğunu öğrendim.  Yağmur yağdı. Boşaldığı söylenen barajlarımız su ile dolmuştur ümit ederim. İftarların sakin ve sade olanlarını seviyorum. Kimselerden iftar daveti gelecek diye korkuyorum.  Yıllar sonra tiyatroya gittim. Kafam boşaldı. Tavsiye ederim. Bir hastam benim yabancı diller bildiğimi fark etmiş olarak bana dil öğrenmenin yollarını sordu. Böyle sorular almak çok nadir. Çoğu kimse  her şeyi bildiğini düşünüyor.  Öte yandan  internetten sadece ambalaj kartonunun nasıl yapıldığının hikayesini bile dinleseniz ne kadar bilgisiz olduğumuzu anlarsınız. Ama bu kadar çok şey bilmek gerekli mi? Fotoğraf makinelerimi seviyorum. Onları yapanlar sağ olsunlar. Bir inşaat firmasının  reklamı şöyleydi: "dünyanın en ünlü kahvecisi kiracınız olsun"....

Timuçin

  Bir Allah var Beni ve güneşi yaratmış Her sabah onun kitabından bir kaç cümle okuyorum Yine de ikindi olunca İçimden Timuçin'i aramak geçebiliyor

Robert De Niro ile kendini kıyaslayan Cem Yılmaz

  Cem Yılmaz, kendi ile Robert De Niro'yu kıyasladığı bir konuşma yapıyor. Aynı bizim kaygılarımız.  Öztürk Serengil belgeseli izledim. Onun yanında anılmaya değmez hayatlarımız var. 

Arka Pilan Müziği

 İyi bir  arka pilan müziği olmadan, hiç kimsenin hayatı sonuna kadar sıkılmadan izlenebilecek bir film yapılamaz. Büyük bir iddia değil. Müzik bir çok alanda kendini hissettiriyor.